Yazı Detayı
30 Mart 2021 - Salı 12:23 Bu yazı 424 kez okundu
 
ŞİRK, İMAN VE İNKÂR
Önder Balyemez
 
 

İman inkârı da içerir mi? Bu da nasıl bir soru böyle diyeceksiniz mutlaka. Dilin kemiği yok derler ya, her tarafa döner ama dönen insan ve onun özüdür aslında.

Kelime-i Tevhid örneğin, La İlahe İlla Allah, denir bir soluk ve çırpıda ve olur o kişi anında mü'min. Ancak ve ne var ki bu iş gerçekte bu kadar da basit ve kolay değil, işin hakikatini irdelediğimizde.

Lâ; hayır, ret ediyorum demektir öncelikle, neye hayır ve ret? İlah olana, ne demiş oluyoruz, her türlü ilâhı ret ediyorum. Peki, ilah nedir ki, taş ve tahtadan oyulmuş ve yapılmış, taşınan, dokunulan ve Hz. Ömer rivayetinde olduğu gibi helvadan ise, hatta acıkılınca yenilebilen putlar, obje ve nesneler öyle mi, şayet böyleyse çok aptalca ve gerizekalıca bir tutum olsa gerek bu, o toplum ve bireyleri için. Yani şiir ve edebiyatın zirve yaptığı o toplum bu denli aptaldı öyle mi?

Oysaki Kur’an ve vahiy aracılığı ile Allah bu topluluğu muhatap alıyor ve Resulü üzerinden onların akıl ve anlayışlarına hitap ediyordu. Ve ilah edindikleri şeyleri bir sorgulamalarını da istiyordu. Birçok ayette ise: "Ey Resulüm onlara, yaratan kim, size yağmuru indiren ve yerden rızık veren kim, öldüren ve yaşatan kim desen (dediğinde), Allah, diyecekler diye buyruluyor." (Ankebut Suresi Ayet 61'de olduğu gibi) Demek ki burada farklı bir durum var, ilah edinilen şeylere kutsiyet atfetme gibi! Ve bu tutum o topluma özgü bir durum da değildi aslında. Tüm şirk toplumlarında, günümüz modern denen yaşam biçiminde de benzer şekillerde varlığını sürdürdüğü şekliyle.

Şunu da iyi bilelim ki şirk bir inkâr değil, Tevhid inancının bulandırılıp, hayat veren bir içme suyunda olduğu gibi, bünyeyi hasta edip belki ölüme götürebilen virüsler ilave edilmiş (barındırıyor) olması halidir.

Hz. Peygamber (a.s)'e en sert muhalefeti yapan Ebu Cehil denen şahsa bir göz atalım örnek olsun diye, o bir inkârcı mıydı? Elbette ki hayır. Asıl ismi Ebu' l Hakem'di ve Mekke'nin en sofu adamıydı. Endişe ve mücadelesi dini içindi ve halkına, dininizi koruyun ve ilahlarınıza sahip çıkın diye sesleniyordu ve şöyle ekliyordu: "Muhammed topluma anarşi sokan ve atalarının din ve yoluna karşı çıkan bir kendini bilmezdir. (meczuptur)"

Aslında bu Tevhid'e karşı çıkan tüm toplumlarda yapılagelen ve yabancı olmadığımız bir çağrıydı. Hemen tüm peygamberler aynı karşı koyuşa muhatap olmuşlardı. Kendilerini o toplumların öncü ve önderleri ilan ve kabul ettirmiş aslında kendi heva ve çıkarlarını ilah edinmiş zevat tarafından. En etkili kullandıkları argüman ise bunlar bize atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek isteyen ifsatçılardır diye.

Kur'an ise bu tutuma şöyle cevap verir; Bakara 170. ve benzer diğer başka ayetlerde de:

"Onlara 'Allah'ın indirdiğine uyun' dendiği zaman, hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız derler. Peki, ataları gerçeğe akıl erdiremeyen ve doğru yolu seçemeyen kimseler olmuş olsalarda mı, onların yoluna uyacaklar!" (Bakara Ayet 170)

Furkan 43. Ayet de ise:" Şu nefsinin heva ve hevesini ilah edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın, denir."

Tam da bu noktada Kenya kurucu devlet başkanı Kenyatta'nın, tüm sömürücü anlayışları çok açık ve veciz bir şekilde deşifre eden tarihe geçmiş şu sözünü nakletmek çok yerinde olacaktır!

" Batılılar geldiklerinde bizim elimizde topraklarımız, onların ellerinde İncil vardı. Bize gözlerimizi kapayarak (yumarak) dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda bizim ellerimizde birer İncil, onların ellerinde ise topraklarımız vardı."

Sonrasını Afrika sömürge tarihini bilenler tahmin etmekte zorlanamazlar sanıyorum. Topraklarından sonra insanların kendilerinin nasıl ötekileştirilip köleleştirildiklerini ve sadece kendi topraklarında değil, hayvani şart ve koşul ve tutumlarla nasıl Avrupa ve Amerika'ya götürüldükleri ve iş gücü olarak görülüp kullanıldıkları ve hatta insan sayılmayıp hayvanat bahçelerinde ziyarete maruz bırakıldıklarını, elem ve esefle hatırlarlar.

İşte Mekke'de de durum bundan pek de farklı değildi. İnisiyatifi elinde tutan oligarşik bir avuç çete, toplumun dini, sosyal ve ekonomik hayatını kendi çıkar ve menfaatlerine göre kurgulayıp ve acımasızca uyguluyorlardı.

Kâbe, Mekke ve civarında varsaydıkları ilahlar ve onları temsil eden putlar üzerinden başta hac ve panayırlar olmak üzere çeşitli yol ve yöntemlerle, insanları sindirip köleleştiriyor, sömürüyor ve kendilerini ise dinlerinin ve tanrılarının koruyucu ve kollayıcı efendileri ilan ve kabul ettiriyorlardı.

Ve bu ortam ve realitede elbette ki Muhammed (a.s) ve onun, insanların eşitlik ve kardeşliğine ve tek bir İlah'a kul olma çağrı ve davetine müsamaha gösterilmeyecek ve tam aksine en sert ve acımasız bir şekilde karşı konulacaktır. Yoksa şayet olay çıkar çatışmasına dönüşmemiş olsaydı, onların Muhammed (a.s) ile şahsi bir davaları yoktu, hatta ve tam aksine Hz. Peygamber 40. yaşına yani ilahi çağrıyı yaptığı ana kadar, Mekke'de en sevilen, saygı duyulan ve güvenilen bir şahsiyetti.

Başka bir yazımızın konusu olması ümidiyle sadece şu hususu belirtmeden geçemeyeceğim. Muhammed (a.s) gibi toplumsal ve siyasi bir lideri budalaştırıp ve onu İsa (a.s) ile kafalara nakşedilmiş mucize adı altındaki hurafelerde yarıştıranlar, O'nun bu dava önderliğini, mücadele ruhu ve azmini ne zaman düstur edinecekler, getirdikleri kuru salavatlar önünde ve üzerinde!

Karl Max din afyondur derken, karşı siyasi bir söylem mi yapmış yoksa tarihi ve sosyolojik bir gerçekliliğe işaret mi etmiş oluyordu acaba? Bir Kızılderili atasözünde denilir ki, senin vicdanını senden başkası temsil edemez, temsil edilmek edilgenliğinden temsilin erdem ve gerçekliğine temennisiyle.

Önder Balyemez

 
Etiketler: ŞİRK,, İMAN, VE, İNKÂR,
Yorumlar
Basın İlan Kurumu
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
13
11
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
10
0
1
4
5
3
Fatih Karagümrük
10
11
1
1
3
5
4
Konyaspor
10
7
0
1
3
4
5
Fenerbahçe
10
6
0
1
3
4
6
Altay
9
10
2
0
3
5
7
Galatasaray
8
8
0
2
2
4
8
Hatayspor
7
9
1
1
2
4
9
Kayserispor
7
4
1
1
2
4
10
Yeni Malatyaspor
6
7
3
0
2
5
11
Alanyaspor
6
3
2
0
2
4
12
Göztepe
5
6
2
2
1
5
13
Gaziantep FK
5
5
2
2
1
5
14
Kasımpaşa
5
5
2
2
1
5
15
Adana Demirspor
5
5
2
2
1
5
16
Antalyaspor
4
6
3
1
1
5
17
Sivasspor
3
5
2
3
0
5
18
Çaykur Rizespor
1
3
4
1
0
5
19
Başakşehir FK
0
2
4
0
0
4
20
Giresunspor
0
0
4
0
0
4
Özlü Sözler
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.


0
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


dsc_5384_312c483e5b4b5a569a07.JPG
Arşiv
Haber Yazılımı