Yazı Detayı
02 Şubat 2021 - Salı 13:18 Bu yazı 311 kez okundu
 
İKİLEM (BARIŞA DAİR)
Önder Balyemez
 
 

Hayatıma anlam veren nesneyi tam buldum derken

Bu durum düşürdü beni yaman bir ikileme

Niçin barış olmalı ki aslında, olmasa dövüş

İnsan der kaçma gerçeklerden, doğan bu senin didiş

Yok mu yani doğada, doğamızda barıştan da bir karış

Neden hep bu itiş ve  kakış, selam ve esenliğe yok mu bir çıkış?

 

Varlığına delildir bunca kent ve şehir

Şehirler değil midir zaten Medine'nin kardeşleri ve medeniyetin de menşei

Fakat şehrin bir ruhu vardı, canı, hisleri vardı önceden

Şimdiki şehirler öyle değiller, oldular sanki gezinen meftaların meskeni 

Sahi nedendir yaşarken insan, diğeri için anlamsız ve degersiz

Ama ölünce bir şahıs, koşarız hemen hepimiz

Olur o zatı muhterem birden badem gözlü ve günahsız, zira o artık bir cansız

 

Olsa da büyük bir yanılgı, sanıldı şiddet, olan hatta olması normalde olandı, bu hayatta

Kaderi miydi yani tavşanın hep sinmek, ceylanınki ok yemek ve yenmek

Havada uçmak için değil miydi kanatları allı turnanın, yoksa vurulup yere düşmek

Ormanların kaderi de yakılmak ya da kesilmek miydi, yerine beton dökmek ve gökdelen dikmek

Öyleyse bu kaderi kim biçmişti varlığa, zira düşürüyor canlıları elem dolu bir darlığa

Sakın yaratan demeyin, O hem Rahman’dır hem Rahim, etmez varlığa zulüm

 

Zulmeden insandır hem cana hem canana, nasılsa sonuçta hep de masum 

Ancak şeytan bile sığınıyor bu varlığın şerrinden asi olduğu Rabbi’ne, beyanı da Haşr Suresi 16. Ayetinde

Peki, olabilir miyiz biz olmak için emin, çektiğimiz euzü ile onun şerrinden

Heyhat ki bir barbarlaşınca insan ne euzü fayda ediyor ne de ihsan

 

Derler dalma boğulursun çok derine, koy ve yaşa sen de kendini bir ahmağın yerine

Bak ama görme, işit ama duyma, söyleme, hme

Süt ver yavru bir kediye, çıkarken bir AVM’nin önünde

Açlıktan ölen çocuktan, susuzluktan çatlayan dudak ve topraktan sana ne! 

 

Sanki şimdiki şehirler daha şanssız, yağmalanan kadimlerinden

Onlarda yaşayanların çığlıkları, feryatları vardı, bunlar çok sessiz. 

Sessiz ve hissizliği yani bencilliği çok üzüyor ve ürkütüyor beni

Yok maalesef kimsede, kendinden başkasının yeri! 

 

Barış barış derken sanki ürker oldum bu gidişten

Zira korkar oldum son durağı feryat olan, bu çılgın ve bencil yanıştan

Kavga edip insanca tekrar kucaklaşmak evla sanki, bu sonu meçhul hırçın tırmanıştan

İnsan olmak, olmak istemekse hep zirvede hep önde, en önce ben ve en güzeli hep  benim

Alaşağı etmeli tepedeki o Ben’i, umarım yanlış anlamaz kimse beni

 

Lakin zirvedeki o deve bulmalı evvela bir yol, bulunur belki bu derde böylece bir yol

Bu yol olmalı sevgi köprülerinden geçilip gönüllere açılan bir aşk yolu

Mevlana’nın, Yunus’un, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’da açtıkları dostluk yolu

Alparslan girmedi mi o yoldan Malazgirt ovasına ve insanların gönül yuvasına

Fatih hangi yoldan varırdı Bosna’ya, olmasaydı Sarı Saltuk’un ayak izleri oraya

 

Evet, burası Anadolu, insan ve tarih kokan medeniyetler yurdu

Burada nice sofralar kuruldu, kimi acı kimi tatlı nice lokmalar yutuldu

Orada yaşanan ve yaşatılan o ruh, yeniden bulur bizi, bulursak şayet biz tekrar o izi

Her insan Anadolu’nun bereketli bir tarlası, her gönül orada açan bir gül goncası

Akıtırsak bir de suyun tatlısını ve atarsak toprağa tohumun da hasını

Yeşermez mi hiç yeniden Hayme Ana’nın bereketli gönül ovası

Fidemiz Habil’in kanıyla suladığı kardeşlik filizi, suyumuz Yesevi Hocamızın sevgi selidir. 

 

Hattuşa’nın yedi başaklı buğdayını edebiliriz gayrı hasat

Ne kin kalır bu topraklarda, ne nefret ne de haset

Harmanı kuralım yeter ki Allah dostlarının gönül düzlüklerine

Savuralım samanımızı yelinde muhabbetin, ayıralım taneleri incitmeden teninden

Öğütelim billur taneleri aşkla dönen sevgi ve şefkat değirmenlerinde 

Unumuzdan bereketle köpüren buğulu ekmekler pişirsin Somuncu Baba, kendi elinden

Pilavlar pişsin, çorbalar kaynasın Hacı Bayram ocağında

Kurulsun Halil İbrahim sofrası, toplansın konu komşu, yolcu ve misafir

Hürmetle otursunlar hep yan yana, Rabb’in adını anıp, yiyip içsinler kana kana

Duasını etsin herkes kendi dilinden, Hakk’a şükretsin, geçtiği gibi gönlünden. 

Önder BALYEMEZ

 
Etiketler: İKİLEM, (BARIŞA, DAİR),
Yorumlar
Basın İlan Kurumu
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
13
11
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
10
0
1
4
5
3
Fatih Karagümrük
10
11
1
1
3
5
4
Konyaspor
10
7
0
1
3
4
5
Fenerbahçe
10
6
0
1
3
4
6
Altay
9
10
2
0
3
5
7
Galatasaray
8
8
0
2
2
4
8
Hatayspor
7
9
1
1
2
4
9
Kayserispor
7
4
1
1
2
4
10
Yeni Malatyaspor
6
7
3
0
2
5
11
Alanyaspor
6
3
2
0
2
4
12
Göztepe
5
6
2
2
1
5
13
Gaziantep FK
5
5
2
2
1
5
14
Kasımpaşa
5
5
2
2
1
5
15
Adana Demirspor
5
5
2
2
1
5
16
Antalyaspor
4
6
3
1
1
5
17
Sivasspor
3
5
2
3
0
5
18
Çaykur Rizespor
1
3
4
1
0
5
19
Başakşehir FK
0
2
4
0
0
4
20
Giresunspor
0
0
4
0
0
4
Özlü Sözler
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.


0
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


dsc_5384_312c483e5b4b5a569a07.JPG
Arşiv
Haber Yazılımı