Yazı Detayı
13 Ocak 2021 - Çarşamba 09:13 Bu yazı 343 kez okundu
 
BİLİM DİN İLİŞKİSİ VE OLMAYAN ÇELİŞKİSİ!
Önder Balyemez
 
 

(GÖRÜŞÜN DARALDIĞI BİR BOĞAZDAN GEÇERKEN)

İçinde hala yaşayabildiğimiz ancak bizim yeşil cennetimiz demenin artık biraz güçleştiği bir dünyada, ikilemler ve belki bir labirent tercihine mecbur edildiğimiz bir realite ile karşı karşıyayız! Bu, yeni bir gerçeklik ya da zorunluluk insanlık tarihinde. Şimdilerde, insanlığın geçirdiği ve geçireceği evrelerden değil, boyutlardan dem vurulur oldu.

Bir önceki evremiz mekanik bir aşama olsa da, çok bir sorun teşkil etmedi insanın binlerce yıllık yaşamında. Ne var ki şu an içinde bulunduğumuz evreye dual dönem deniyor. Hala insanız, kanlı canlı, fakat dijital ögeler de taşıyoruz artık hayatımızda, onlarsız düşünülemiyor bu yeni dönem.

Biz buna daha ne tam razı ne de adapte olamamışken, bahsedilir oldu şimdilerde insanlar için tam dijital ve ışınlarla yönetilip yönlendirileceğimiz çipli bir yaşantıdan. Bunun özgürlük ve hür tercihlerimizle olan ilişki ve belki çelişkileri şimdilik konumuz olmayacak.

Evet, neler getirecek ya da neleri götürecek bu yeni boyut, şaşkın ördeğe çevrilen insana. Bu hususu din ve yaratılış öğelerini de ( ekleyerek) dikkate alarak biraz irdeleyelim izninizle. Düşününüz beyninizde ya da kolunuzda takılı bir çiple sürekli kontrol altında ve emirler alan ve kendine ait olmayan karar ve tercihlerde bulunan birisiniz. Yani sen artık sen misin yoksa program yüklü bir robot mu? Kendin dahi seçemiyorsun.

Hani daha çok değil bundan belki on yıl öncesine kadar bu tür bir hayat bizlere bilim kurgu filmlerinde, uzaylılar diye gösterilirdi.

Galiba biz de uzaylı oluyoruz artık, Dünyamız da uzay boşluğunda bir gezegen değil mi sonuçta.

Evet, bazen gerçeklerin ortaya konabilmesi için ters tanımlamalara başvurmak gerekiyor. Ben örneğin insanın sosyokültürel bir varlık olma tanımını çok kısa yapıyorum ve insan olmak, öncelikle hayvan olmamaktı diyorum. İyi de bizim konumuz farklı, öyleyse şöyle bir aslına, yaratılışına bakalım insanın.

Hemen bütün dini inanç ve öğretilerde insanın topraktan yaratıldığı gerçekliğine vurgu yapılır. Son ilahi Kitap olan Kur’an ise toprakla beraber suyu da zikreder, insanın ve diğer canlıların yaratılmasında ve yaşamasında. [Enbiya (21) 30. Ayet]

Rahman Suresi’nde örneğin 14. Ayette Allah, ben insanı balçıktan yarattım derken devam eden 15. Ayette ise başka bir varlık ve gerçekliğe atıfla cinleri ise dumansız ateşten ( yani enerjiden) var ettim diyor. [Rahman (55) 14 ve 15. Ayetler.]

Şayet fıtrat kavramına da bir bakarsak yaratılış kodları olduğunu göreceğiz. Öyleyse fıtrattan uzaklaşma, insanlık için ciddi bir problem olsa gerektir.

Kehf (18) 50. Ayette şöyle denilmektedir: “Yine o vakti hatırla ki; biz meleklere: “Âdem’e secde edin!” demiştik, iblis hariç hepsi emre uydular ( o secde edenlerden olmadı), o ( iblis ) cinlerdendi! ( Böylece) Rabb’inin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz ( insanlar ) beni bırakıp da, iblisi ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin düşmanlarınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişimdir?

Nisa (4) 118 ve 119. Ayetlerde ise; Allah o (iblis) şeytana lanet etti ve o da : “Elbette senin kullarından belli bir pay alacağım, (taraftar bulacağım) onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de, hayvanların kulaklarını yaracaklar (Klonlama- Koyun Doli ) yine onlara emredeceğim (senin) Allah’ın yaratışını değiştirecekler. ( Gen manipülasyonları)” dedi! “Kim Allah’ı ( fıtratı) bırakıp şeytanı (yolunu) dost (düstur) edinirse, şüphesiz o apaçık bir ziyana uğramış(tır) olur.” diye buyrulmaktadır.

Burada insanlık açısından hayati şu soruyu herkesin kendine sorması gerekiyor diye düşünüyorum, çok daha geç olmadan, akıbetimize kafa yoran herkesin.

Eskiden insanlar yapılacak bireysel ve toplumsal işler ve işlevlerde öncelikle konuyu bir istişare ederler ve Dini, ahlaki ve sosyal mesuliyetler gereği hemen harekete geçmezlerdi.

Bir şeyin helal mi, haram mı; doğru mu, yanlış mı; kârlı mı, zararlı mı vb. olduğu dini ahlaki referanslar ve toplumun diğer değer yargılarına rehberlik eden kurum ve şahıslardan bir icazet alınması gerekli görüldü.

Elbette her şeyi ilim üzere yarattığını beyan eden ve bir ismi de Âlim olan Tanrı adına bilimin önüne set çekmek asla kabul edilebilir ve doğru görülebilir bir durum değildir. Bunun en kötü tecrübelerini Hristiyanlık dünyası engizisyon acımasızlıklarıyla yaşadı ve yanlış dini tutumlar bilimin, din ve inancı en azından belli bir süre hasım görmesine ve hâlâ da mesafeli durmasına yol açtı.

Ancak madalyonun diğer tarafına da bir bakmak gerekmiyor mu; bilim sınırsız ve kontrolsüz müdür, bilim adına söylenen, yapılan ve yapılması tasarlanan her şey doğru ve eleştiriye kapalı mıdır? Şayet böyle görürsek bilimsel dogmalar ve buna dayalı totaliter tutumlar dayatılmış olmaz mı, toplum ve bireylere ve bu da bir tabu olmuyor mu aslında. Bilimin vazife ve gayesi de aydınlatma faaliyeti değil midir, hayata ışık tutarak. Konumuza Albert Einstein’dan birkaç nakille vurgu yapalım: “Bilim karanlığa tutulan ışıktır.”, “İnanç yönü olmayan bilim topaldır ama bilim yönü olmayan din kördür.”, “Tanrı zar atmaz.” (Evrende tesadüfe yer olmadığını gördüğünde) 

Din karşısında bireysel her türlü özgürlüğü meşru görenler, bilimi hatasız ve günahsız bir konuma koymakla Tanrı’ya karşı başka bir otorite ihdas etmiş olmuyorlar mı? Yani insanlar, bilimi kendi tekellerine almış ve dünyaya bilim üzerinden elde ettikleri güçle hükmeden dijital kapitalizmin kulları mı olmak (durumundalar) zorundalar.

Evet, bu konuyu daha epey uzatabiliriz ama biz insanlar biyolojik varlıklar isek ve tamamen cin ya da robot da olamayacak isek gelin birçok bilim adamının bu gidişin geriye dönüşü olamayacak aşamaya gelmeden önce, lütfen insanlık adına ayağınızı gazdan çekin uyarılarına, bizim hikmet yüklü geçmişimizden bir söz ile haklısınız diyelim. Ey insanlar, gelin kaş yapalım derken sakın ha göz çıkartmayın.

 
Etiketler: BİLİM, DİN, İLİŞKİSİ, VE, OLMAYAN, ÇELİŞKİSİ!,
Yorumlar
Basın İlan Kurumu
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Fenerbahçe
19
12
1
1
6
8
2
Trabzonspor
18
16
0
3
5
8
3
Beşiktaş
17
16
1
2
5
8
4
Hatayspor
16
16
2
1
5
8
5
Altay
15
15
3
0
5
8
6
Fatih Karagümrük
14
14
2
2
4
8
7
Galatasaray
14
13
2
2
4
8
8
Konyaspor
14
12
0
5
3
8
9
Alanyaspor
14
8
2
2
4
8
10
Adana Demirspor
12
14
2
3
3
8
11
Kayserispor
11
10
3
2
3
8
12
Gaziantep FK
11
10
3
2
3
8
13
Sivasspor
9
11
3
3
2
8
14
Antalyaspor
8
8
4
2
2
8
15
Başakşehir FK
6
8
6
0
2
8
16
Kasımpaşa
6
8
4
3
1
8
17
Yeni Malatyaspor
6
7
6
0
2
8
18
Göztepe
5
7
5
2
1
8
19
Giresunspor
5
3
5
2
1
8
20
Çaykur Rizespor
1
6
7
1
0
8
Özlü Sözler
Kendi ayıbını görür ol…


Hacı Bektaşı Veli
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Arşiv
Haber Yazılımı