Yazı Detayı
17 Şubat 2021 - Çarşamba 09:38 Bu yazı 307 kez okundu
 
Aydınlatan Dinin Karartılan Gerçekleri!
Önder Balyemez
 
 

Bu konuya biraz provokatif başlamak istiyorum ve size de soruyorum, dinleri aslında çoklukla kendi müntesipleri mi yoksa karşıt ya da düşmanları mı yolundan etmiş diye! Yoldan çıkmak veya çıkarmak tabirleri çoklukla kullanılır günlük hayatta ancak ve ne var ki yolun hangi yol olduğu belli değilse bu tanımlamalar da anlamsız ve karşılıksız kalıyor aktif yaşamda.

Örneğin son din ve bu dinin kitabı Kur’an ile buna inandıklarına şahadet getiren müntesiplerini şöyle bir yüzleştirsek tarafsız bir heyet huzurunda ve sorsak onlara, imanlarının dünyalarındaki karşılığına dair neler diyecekler acaba diye! Mesela her gün kılınan beş vakit namazda okudukları surelerin anlamlarını ve kendi realitelerindeki yerlerini, nasıl bir manzara çıkar karşımıza dersiniz. Bir göz atalım Maun Suresi’ne, lütfen okuyun şöyle bir anlamını, tutmuyor mu sizce de yetim ve miskinlerin dünyalarına kör ve sağır kesilmeyi dini yalanlamakla eşit. Evet, eşit demişken, çok laflar edildi bu alanda, efendim aslında İslam eşitliği değil adaleti esas alıyormuş diye, gelir dağılımlarında. İyi de hangi ve kimin adaleti. Beyler el insaf, rahmetli Necip Fazıl’ın dizelerinde veciz bir şekilde gözümüze sokulan realiteyi görmeden hangi adaletten dem vurabiliriz.

 

“Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul

 Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul

 Kurt yapmaz bu taksimi, kuzulara şah olsa

 Yaşasın kefenimin kefili kara borsa ”

 

Evet efendiler evet, ta ilk günden tutmuş birileri su ve kuyuların başlarını ve hem sahiplenmişler Allah’ın tüm varlıklar için yarattığı hayat kaynaklarını ve bir de suçlamaktalar ne hazin ki bu aç gözlü kurtlar, suyu bulandırmakla masum kuş ve kuzuları.

Örneğe ne hacet, kalmadıysa şayet bundan bir ibret alan. Tüm, her yer yanarken hangi itfaiyeciden bekleyelim beyhude yere bir maharet ya da olmasını bir kahraman.

Avusturalya’da öldürülen beş bin deve, çok su içiyorlarmış diye, duşun altında şarkılar söyleyen medeninin ruhundaki vahşiliğin bir tezahürü değil mi aslında?

Ama var belki hemen herkesin kendince bir bahanesi, din mensuplarının ise hep olageldi zaten değişmez bir kader avunması. Kader öyle mi hanımlar, beyler ve hem sizler ve elbette bizler, bu nasıl kader böyle, çatlarken birileri toncadan, iskeleti düşmekte biraz ötede kurumuş toprağa, nice canların.

Tanrı öyle mi yazan bu kaderi ve hem ne mümkün buna karşı bir söz ya da itiraz, dünya ne ki, öbür tarafta var bir de alevli ateş. Sus ve kurtar kendini bari o müthiş akıbetten.

Niyetimiz ne bağcı dövmek ne de hamaset üretmek ancak gerekmiyor mu durup ve biraz düşünmek.

Kendini Rahman ve Rahim olarak bildiren bir Rab varken, O’nu nasıl mesul tutalım tüm bu işlerden. Asıl o zaman korkmamız gerekmez mi bizi bekleyen o ateşten!

Sizce de bir sakıncası yoksa gelin bir bakalım Tanrı’nın son mesajına, birilerinin ölülere bizim ise dirilere okuma telaşında olduğumuz o Kitap’a. Evet, Kur’an’ı, sevap devşirme aracı kıldığımız ama Âdem olma, adam kılma tarafını hep es seçtiğimiz, o mehcur bırakılan yol rehberine.

“Allah kiminize kiminizden daha fazla rızık verdi ama kendilerine fazla verilenler, sahip olduklarını, ellerinin altındakilerle paylaşıp da (onları bu hususta) kendileriyle eşit kılmaya yanaşmıyorlar. Peki, onlar böyle davranmakla Allah’ın nimetini inkâr etmiş olmuyorlar mı? [Nahl Süresi / Ayet-71 ( kur’an.diyanet.gov.tr)]

Sanıyorum ne herhangi bir yorum veya bir açıklamaya asla gerek yok, Tanrı’nın her akıl sahibi kulu anlar, kendine muhatap kılınarak gönderilen bu mesajı.

Ama bazıları diyebilirler, Kur’an ve İslam adı altında eşitlik kavramı istismar edilmesin sakın sosyalist yaklaşımlara. Elbette kabulümüz, lâkin neden birilerinin hiç sesi çıkmadı ve çıkmıyor, İslam edilince alet, kapitalist anlayışlara. Allah Karun’u lanetleyip yerin dibine geçirdiğini bildirirken, ümmeti bu sonsuz koşunun, bıkmaz ve yorulmaz, yarış atları kim ve nasıl yaptı? Ben biliyorum galiba, anlamını okumaktan bile korkutulduğumuz kitabın, bir de Samiri kafalarca yapılan tefsirleri bize din olduğu günden beri, olduk maalesef çoğumuz at gözlüklü, sanarak kendimizi diğerlerinden hünerli (uyanık).

Geçen ironik bir paylaşım gördüm, oldukça etkileyiciydi, gerçeği halimizin. Çok katlı bir bina, ortasında yapıldığı ilk günden büyükçe kabartma bir yazı: “Mülk Allah’ındır”, altında ise asılı bir ilan: “Sahibinden satılık daire” diye. Ne diyelim hayırlı olsun alana da ve satana da.

Müşrikler Kur’an’a itirazla, eskilerin masalları demişlerdi, ya biz ne diyoruz, bize gelen kitapta bahsedilince öncekilerden, hem Yahudi ve Hıristiyanlardan.

Maalesef yaklaşım aynı, almamak için bir sorumluluk, bir ibret ve hem bir ders. Pekiyi de, Kur’an nasıl bizim kitabımız oluyor o zaman, şayet onlardan içinse konu ve bahis. Bu veciz soruya cevap arayanlara mutlaka yardımcı olacaktır, merhum Ali Şeriati’nin “Dine Karşı Din” kitabına şöyle bir göz atmaları.

                                                

 
Etiketler: Aydınlatan, Dinin, Karartılan, Gerçekleri!,
Yorumlar
Basın İlan Kurumu
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
13
11
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
10
0
1
4
5
3
Fatih Karagümrük
10
11
1
1
3
5
4
Konyaspor
10
7
0
1
3
4
5
Fenerbahçe
10
6
0
1
3
4
6
Altay
9
10
2
0
3
5
7
Galatasaray
8
8
0
2
2
4
8
Hatayspor
7
9
1
1
2
4
9
Kayserispor
7
4
1
1
2
4
10
Yeni Malatyaspor
6
7
3
0
2
5
11
Alanyaspor
6
3
2
0
2
4
12
Göztepe
5
6
2
2
1
5
13
Gaziantep FK
5
5
2
2
1
5
14
Kasımpaşa
5
5
2
2
1
5
15
Adana Demirspor
5
5
2
2
1
5
16
Antalyaspor
4
6
3
1
1
5
17
Sivasspor
3
5
2
3
0
5
18
Çaykur Rizespor
1
3
4
1
0
5
19
Başakşehir FK
0
2
4
0
0
4
20
Giresunspor
0
0
4
0
0
4
Özlü Sözler
Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde fani dünyada bıraktığın eserlere kıymet verme.


BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Arşiv
Haber Yazılımı