Yazı Detayı
08 Haziran 2021 - Salı 09:54 Bu yazı 554 kez okundu
 
Önce Zihinler Kirlendi Sonra Dua!
Önder Balyemez
 
 

Kıyıya vuran insanlığın kirletip attığı vicadanı olmasın sakın!

Yerleşik düşünce, yaklaşım, tutum ve düzenleri bırakın değiştirmeyi, eleştirmek ve tartışmaya açmak bile neredeyse bir tabu günümüzde de. Bu oldum olası insanlığın olmasa bile, iktidarların değişmez bir tutum ve yaklaşımı olmuş insanlık tarihi boyunca. Toplumun düşünce önderlerine ve dolayısıyla din ve Tanrı adına diyecekleri olduğunu söylemek isteyen elçilere de aynı karşı koyuşla direnmiş iktidar sahipleri ve kendileri için varlık sebebi görüp sömürdükleri halk kitlelerini kendi menfaat ve çıkar odaklı politikalarına alet ederek, onları belki kurtuluşlarına vesile olacak çağrıların karşısına gönüllü köleleri olarak sürmüşler ve bunda hep de başarılı da olmuşlar bir şekilde.

Bunu daha çok da kendi varlık nedenleri değil de halkın kutsallarının elden gittiği iddia ve propagandası olarak yapmış ve yaptırmışlardır.

Bazen düşünüyorum da bir düşünce, inanç ya da din ve bunların temel tezlerini oluşturan kitaplarına yapılan en tehlikeli operasyon, bu bütünlüğü bozarak parçacı anlayış ve yaklaşımlara kurban etmek olsa gerek diye.

Örnek demek bile abes olur aslında, ancak son din ve bu dinin kitabına reva görülen de bu değil mi. Paramparça edilmiş hükümler ve ayetler, herkes kendi zaten oluşmuş ve belki kokuşmuş tutumlarını haklı çıkarma kavgasına da alet etmekte bir şekilde.

Mecburen ben de bazı alıntılar yapacağım son ilahi kitaptan, ama kendi yorumlarıma istismar için değil, siz anlamazsınız zaten denen sizlerin kendi inanç dünyanızı şöyle bir sorgulamanız için.

-Bedeviler (eğitimsiz çöl Arapları) “inandık” dediler. De ki: “Siz (aslında) iman etmediniz ama, “İslam (Müslüman) olduk “ deyin. Zira iman henüz kalplerinizde yer etmedi! (Hücurat Suresi 14. Ayet)

Evet, iman nedir, İslam nedir tartışmasına girmeden, şu gerçekliği çok açık ve net olarak görmeliyiz ki, imansız bir İslam mümkün ve bu geleneksel ve şekilsel bir tutum olarak tezahür etmekte ve kitaba rağmen kabul de görmektedir.

Şimdiye değin yazılarımızda çeşitli konu ve vesilelerle, Kur’an’dan bazı alıntılar yaparak sizlere aktarmaya gayret ettik. Ancak ve ne var ki bir bütünlük sağlanmadan amaç hâsıl olmadı ve olmayacak da. İnsanlığa son mesaj olan bu Kitaba bütünsel olarak baktığımızda karşımıza çok karmaşık görünmesine rağmen aslında çok basit bir gerçeklik çıkıyor. Dünya özelinde bir Yaratıcı var ve bir de yaratılmış olanlar. Yaratılmış olanlardan bir varlığa, Yaratan ve takdir eden Allah; bir halifelik, varlığa hükmetme ve buna bağlı olarak da bir sorumluluk yüklemiş insana. Ve bu ödül ve yükümlülüğün elbet bir gaye ve neticesi de olmalı değil mi?

Gaye adil ve kâmil bir düzen ve yaşam; netice ya başarı ya hüsran ve buna bağlı olarak da ya mükâfat ya ceza.

Ancak ve ne var ki bu ödül ve ceza hep ölüm sonrasına ertelenmiş ve bu dünya ve hayata dair neticeleri hiç dikkate değer görülmemiş ve önemsenmemiş.

Fakat hayatı yaratan ve kurgulayan güç, böyle öngörmemiş insanın sandığı gibi ve nice kaçınılmaz sonuçlar çıkmış ve çıkmakta bir mükâfat ya da ceza olarak karşımıza.

İşte ironik bir şekilde benim bir yazıma başlık yaptığım şekliyle yeryüzü cennetini kendine yaşanmaz kılan insan, Mars’taki serapta su aramakta ya da ölüm sonrası cennet hayalleri kurmaktadır.

1.Rahman olan Allah, 2. Kur’an’ı öğretti, 3. İnsanı yarattı, 4. Ona beyanı öğretti, 5. Güneş de, Ay da bir hesap iledir, 6. Bitkiler ve ağaçlar (doğa) fıtrata boyun eğerler, 7. Göğü yükseltti ve mizanı (dengeyi) koydu, 8. (Öyleyse) Sakın (tabiat-kâinat) sistemini zorlamayın (bozmayın), 9. (Ve) ölçülü davranın ve konulmuş düzeni eksiltmeyin. (Yıpratmayın) (Rahman Suresi 1-9. Ayetler)

Evet, şimdi başlığımız olan sorumuza muhatap arayalım kim, herkesin bildiği ama umurunda da olmadığı bu neticenin mesulü?

Malumudur birçoğumuzun, Bedir savaşı Mekke’ye giden kervanların yol güvenliğinin ihlal edildiği iddiasıyla olmuştu. Mekke’deki oligarşik ve kapitalist azınlığın en seçkin temsilcilerinden biri de Ebu Süfyan’dı. Bedir savaşı için taraflar pozisyon alırken bu şahsın bir telaşı vardı, kendi ticaret kervanını sağ salimen Mekke’ye ulaştırmak. Bunu fark eden kimi müşrikler ona şöyle seslendiler, senin hiç mi onurun, şeref ve namusun yok? Neden savaşa hazırlık yapmıyorsun! O ise tarihe en bariz kapitalist bir söylem olarak geçecek olan şu cevabı veriyordu. Evet ve elbette ki benim de bir şan, şeref, gurur ve namusum var ve onların hepsi işte bu kervandaki develerimin üzerinde yüklüler!!!

İşte bu anlayışın bir sonraki kuşak temsilcileri olan oğlu Muaviye Hz. Hasan’ı zehirletip Hz. Ali’ye çektirmediğini bırakmamış ve günümüze değin yanmaya devam eden bir fitne ateşini yakmıştı. Onun zalim oğlu Yezid ise şu üç günlük dünya saltanatı için Hz. Peygamber’in iki göz bebeğinden biri olan Hz. Hüseyin ve ailesini Kerbela denen facia ile nasıl bir zulme maruz bırakmıştı ve bu feryatlarda vicdanlarda hala ve nasıl yankılanmakta, malum. Kur’an tabiriyle gözleri kör, kulakları sağır ve kalpleri mühürlü olmayanlara.

Evet, bu aktarılanların konu ve başlığımızla ilgisi ne?

Kutsal olan ne? Değerler mi, bedenler mi?

İnsan olmak iki ayaklı iki elli olmak mı yoksa erdemli olmak mı?

İnsan her şeyi elde etmeli mi, feda edilen her ne olsa da. Ve insan cennetten kovulmadı mı tam da bundan için.

Belki de melekler haklı çıktılar insandaki bu tahripkâr potansiyeli ta ilk başta fark ederek ve Allah onu cennetten çıkardı orayı ifsat edeceği için.

Ve fakat o aynı insan aslında yeni bir cennete konuldu, dünyaya.

Gel gör ki işte bu insan şimdi daha bir azgınlaşmakta ve yeni hedonist (zevkçi) din tarafından daha bir pohpohlanıp ve kutsallaştırılmakta da!

Yani insan, Tanrı’nın vazgeçilmezi ve yeni dinin İsa’sı mı oldu!

Sanki öyle gibi şayet insan terazinin kendisi olmuşsa elbette ki iki kefesine de kendi arzu, istek ve tutkularını koyacak, kime ve neye mal olduğu hiçbir zaman adaletin konusu olmayacaktır.

Lütfen beni mazur görürseniz, batıda da yaşamış birisi olarak şunu da gayet açık bir şekilde belirtebilirim ki bu insan ve madde eksenli iblis sisteminde en önemli hedef, aynen siyonist temsilde Filistin’siz, Filistin’li tanımında olduğu gibi her türlü değerden yoksunlaştırılmış insan, toplum ve hayat. Bunu gerçekleştirirken bekâret kavramı birincil hedeftir. Yani kapitalizm bekâret düşmanı bir sistemdir ve dolayısıyla da hem insan doğasında ve hem de tabiatın doğasında hiçbir bakir alan bırakılmamalı ve iğdiş edilmelidir.

Evet, şimdi anlıyorsunuz değil mi salyalar kimlerin salyasıymış. Ama suyun dahi kirletildiği bir dünyada biz hangi temizliği kime ve nasıl anlatalım ki.

 

Utan be insan azıcık utan

Lütfen biraz olsun fikir ve izan

Ben sudanım, su ise temiz ve saydam

Benim hiç olmadı ve olmaz da salyam

 

Salya salanındır, söz sahibinin

Doğru söylemiyorsun zaten yapma bari ağır bir itham

Ben etmesem de gelir sana

Mazlum balıklardan içten bir beddua

(Ben Deniz)

 

Ha bizim dindarlara diyecek bir sözüm yok zira onlar abdestsiz yere basmıyorlarmış, şayet yerdeki muz kabuklarına basmadan yürüyebilirlerse.

Yazımızı yine bir yazımızın başlığına atıfla bitirelim. Yeni din, Tanrı mani ve turist kullar!

Dolar ve atıklarınız artık daha bir tiksindirici.

Şehirler ve sahiller zaten sizin, lütfen köy ve yaylalarımızı kirletmeyin.

-(O/Onlar) Hâkimiyeti ele aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri ifsat etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez. (Bakara Suresi 205. Ayet)

Önder Balyemez

 

 
Etiketler: Önce, Zihinler, Kirlendi, Sonra, Dua!,
Yorumlar
Basın İlan Kurumu
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
13
11
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
10
0
1
4
5
3
Fatih Karagümrük
10
11
1
1
3
5
4
Konyaspor
10
7
0
1
3
4
5
Fenerbahçe
10
6
0
1
3
4
6
Altay
9
10
2
0
3
5
7
Galatasaray
8
8
0
2
2
4
8
Hatayspor
7
9
1
1
2
4
9
Kayserispor
7
4
1
1
2
4
10
Yeni Malatyaspor
6
7
3
0
2
5
11
Alanyaspor
6
3
2
0
2
4
12
Göztepe
5
6
2
2
1
5
13
Gaziantep FK
5
5
2
2
1
5
14
Kasımpaşa
5
5
2
2
1
5
15
Adana Demirspor
5
5
2
2
1
5
16
Antalyaspor
4
6
3
1
1
5
17
Sivasspor
3
5
2
3
0
5
18
Çaykur Rizespor
1
3
4
1
0
5
19
Başakşehir FK
0
2
4
0
0
4
20
Giresunspor
0
0
4
0
0
4
Özlü Sözler
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.


0
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


dsc_5384_312c483e5b4b5a569a07.JPG
Arşiv
Haber Yazılımı